Tıbbi Bilgi & Testler 7 Dakika Okuma Süresi

Şeker Yükleme Testi (OGTT) Nedir, Neden Yapılır?

Dr. Selim Tekin
Dr. Selim Tekin
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı • Güncellenme: 05 Mayıs

Gebeliğin 24. haftasına yaklaştığınızda, doktor randevularınızın birinde kaçınılmaz olarak o malum konu açılır: Oral Glikoz Tolerans Testi (OGTT), namıdiğer Şeker Yükleme Testi. Ne yazık ki, özellikle son yıllarda sosyal medyada ve televizyon programlarında dönen asılsız tartışmalar yüzünden bu hayati test, anne adaylarının gözünde korkutucu bir öcüye dönüştürülmüştür. Poliklinik kapısından içeri giren birçok hamile kadın, "Doktor bey, ben o testi yaptırmak istemiyorum, bebeğime zarar verirmiş" endişesiyle gelmektedir. Oysa tıbbın temel kuralları açıktır: Testin kendisi bebeğinize asla zarar vermez; asıl büyük tehlike, teşhis edilmemiş ve sinsi bir şekilde yükselen kan şekerinizin aylarca bebeğinizi zehirlemesidir. Gelin, bu testin perde arkasındaki bilimi ve neden bu kadar hayati olduğunu adım adım anlatalım.

Gebelikte Kan Şekeri Neden Kontrolden Çıkar?

Hamilelikten önce hayatınız boyunca hiçbir diyabet (şeker hastalığı) geçmişiniz olmamış olabilir. Kilonuz ideal, beslenmeniz kusursuz dahi olsa gebelik şekeri (Gestasyonel Diyabet) kapınızı çalabilir. Neden mi? Çünkü bu durum sizin yaşam tarzınızdan ziyade, doğrudan plasentanın (bebeğin eşi) ürettiği hormonlarla ilgilidir.

Gebeliğin 20. haftasından itibaren plasenta, bebeğin büyümesini sağlamak için kanda devasa miktarda hormon salgılamaya başlar. Bu hormonların çok önemli bir yan etkisi vardır: Annenin hücrelerinde "İnsülin Direnci" yaratırlar. Yani sizin pankreasınız insülin üretse bile, hücreler bu insülini tanımamaya başlar. Bu direnci kırmak için pankreasınızın normalden 3 kat daha fazla çalışıp ekstra insülin üretmesi gerekir. Eğer pankreasınız bu tempoya ayak uyduramazsa, yediğiniz gıdalardaki şeker (glikoz) hücrelere giremez ve kanda birikmeye başlar. Kanda biriken bu aşırı şeker, plasentadan engelsiz bir şekilde doğrudan bebeğe geçer. İşte şeker yükleme testinin amacı, pankreasınızın bu zorlu mesaiye ayak uydurup uyduramadığını tespit etmektir.

"Şeker yükleme testinin mantığı, arabanızın motorunu zorlu bir yokuşta test etmeye benzer. Normal düz yolda (açlık kan şekeri) sorun görünmeyebilir, ancak yokuşa vurulduğunda (glikoz içildiğinde) motorun (pankreasın) nasıl tepki verdiğini görmek zorundayız."

Hangi Test Size Uygun? 50, 75 ve 100 Gramlık Testlerin Farkları

Doktorunuz size şeker yükleme testi önerdiğinde, hastanenin veya doktorun benimsediği protokole göre farklı gramajlarda testler uygulanabilir. Bu testlerin her birinin uygulama şekli ve açlık gereksinimleri birbirinden farklıdır.

Test Türü Açlık Durumu Testin Uygulanışı ve Amacı
50 Gram
(Tarama Testi)
Aç veya Tok fark etmez. Ön tarama niteliğindedir. 50 gr şekerli sıvı içilir ve sadece 1 saat sonra tek bir kan alınır. Eğer değer 140 mg/dL üzerinde çıkarsa, kişi riskli gruba alınır ve kesin tanı için 100 gramlık teste yönlendirilir.
100 Gram
(Tanı Testi)
En az 8-10 saat gece açlığı gereklidir. 50 gramlık testte risk çıkanlara uygulanır. Önce açlık kanı alınır. Sonra 100 gr sıvı içilir. Ardından 1., 2. ve 3. saatlerde toplamda 4 kez kan alınarak kesin teşhis konur.
75 Gram
(Tek Aşamalı Test)
En az 8-10 saat gece açlığı gereklidir. Günümüzde en çok tercih edilen, pratik yöntemdir. Açlık kanı alınır, 75 gr sıvı içilir. Sonra 1. ve 2. saatlerde kan alınır. Tek seferde hem tarama hem tanı işlemini bitirir.

Şehir Efsaneleri ve Tıbbi Gerçekler Analizörü

İnternette dönen korkutucu iddiaların hangisi doğru, hangisi yanlış? Aklınızı en çok kurcalayan soruyu seçerek bilimsel gerçeklerle yüzleşin.

Mit vs. Gerçek Analizörü

Korkularınızla Yüzleşin

Test Günü Sizi Neler Bekliyor? Nasıl Hazırlanmalısınız?

Test için hastaneye gitmeden önce bilmeniz gereken birkaç pratik kural vardır. Eğer 75 veya 100 gramlık teste girecekseniz, bir gece önceden en az 8 saat hiçbir şey yememiş olmanız (su hariç) gerekir. Akşam yemeğinizi aşırı ağır karbonhidratlarla geçirmeyin; normal rutininizde beslenin ki test sonucu yanıltıcı olmasın.

Test sabahı hastanede size verilecek solüsyon, suyun içinde çözünmüş saf glikozdan oluşur. Tadı aşırı tatlı bir limonataya veya gazoza benzer (artık eczanelerde elma veya limon aromalı, içimi çok daha kolay olan versiyonları satılmaktadır). Mide bulantısını engellemek için sıvıyı yavaş yavaş (ancak 5 dakikayı geçmeden) yudumlayarak içebilirsiniz. Test süresi boyunca (1 veya 2 saat) hiçbir şey yememeli, çay veya kahve içmemeli ve efor sarf edecek şekilde yürüyüş yapmamalısınız. Hastane koridorunda oturup kitabınızı okumanız, testin doğruluğu için en iyi senaryodur.

Testi Yaptırmazsanız Bebeğinizi Hangi Tehlikeler Bekler?

En büyük tehlike, "Benim ailemde şeker yok, kilom da iyi" diyerek testi reddetmek ve farkında olmadan aylarca kanında yüksek şekerle dolaşmaktır. Sizin kanınızdaki fazla şeker doğrudan bebeğe geçer. Bebek, bu yoğun şekeri eritmek için pankreasını zorlayarak devasa miktarda insülin üretir.

İnsülin, anne karnındaki en güçlü büyüme hormonudur. Bu durum bebeğinizin kontrolsüzce irileşmesine (Makrozomi) ve iç organlarının yağlanmasına neden olur. Omuzları genişleyen iri bir bebeğin normal doğumu neredeyse imkansız hale gelir ve zorunlu sezaryen riski artar. Çok daha tehlikelisi; bebek doğup kordon kesildiği an anneden gelen şeker akışı aniden kesilir. Ancak bebeğin pankreası hala yüksek hızda insülin ürettiği için, doğumdan hemen sonra bebeğin kan şekeri ölümcül seviyelerde düşebilir (Yenidoğan Hipoglisemisi) ve bebeğin yenidoğan yoğun bakım ünitesine alınması gerekebilir. Test yaptırmak, tüm bu korkunç senaryoların önüne geçmek için basit bir güvenlik adımıdır.

Sonuç Yüksek Çıkarsa Panik Yapmayın

Diyelim ki testinizi yaptırdınız ve değerleriniz sınırın üzerinde çıktı. Endişelenmeyin! Bu bir dünyanın sonu değil, sadece "beslenmeni düzenleme vakti geldi" uyarısıdır. Gestasyonel diyabet vakalarının yaklaşık %85'i, hiçbir ilaca veya insüline gerek kalmadan, sadece diyetisyen eşliğinde düzenlenen bir beslenme programı ve hafif yürüyüşlerle mükemmel bir şekilde kontrol altına alınabilmektedir.

Beyaz un, sofra şekeri, tatlılar ve paketli gıdalara veda edip; kompleks karbonhidratlar, bol lifli sebzeler ve kaliteli proteinlere yöneldiğinizde kan şekeriniz hızla düzene girecektir. Doktorunuz ve diyetisyeninizle kuracağınız bu harika iş birliği sayesinde hem siz sağlıklı bir gebelik geçirecek hem de bebeğinizi o tehlikeli şeker dalgalanmalarından korumuş olacaksınız.

Paylaş: