Beslenme & Gelişim 5 Dakika Okuma Süresi

Gebelikte Folik Asit Neden Bu Kadar Önemli?

Dr. Selim Tekin
Dr. Selim Tekin
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı • Güncellenme: 02 Nisan

Tıp dünyasında hamilelik denildiğinde tartışmasız kabul gören ve üzerinde en çok bilimsel araştırma yapılan takviyelerin başında folik asit gelir. Bir anne adayının henüz hamile olduğunu dahi bilmediği o ilk haftalarda, rahim içinde gerçekleşen hücre bölünmeleri muazzam bir hızla ilerler. Bu olağanüstü inşaat sürecinde, bebeğin sinir sistemini oluşturacak temel yapının kusursuz bir şekilde kapanabilmesi için bedenin tek bir yakıta şiddetle ihtiyacı vardır: B9 Vitamini, yani yaygın adıyla folik asit.

Nöral Tüp Defektleri ve Spina Bifida Riski

Bebeğin beyin dokusu, omuriliği ve bunları çevreleyen kemik ile zarlar "nöral tüp" adı verilen ilkel bir yapıdan köken alır. Döllenmeyi takip eden 3. ve 4. haftalar arasında bu tüp bir fermuar gibi kapanarak bebeğin merkezi sinir sistemini koruma altına alır. Dikkatinizi çekerim; bu kapanma işlemi genellikle adet gecikmesini yeni fark ettiğiniz, yani hamileliğinizi yeni öğrendiğiniz günlerde çoktan tamamlanmış olur.

Eğer annenin vücudunda yeterli miktarda folik asit deposu yoksa, bu tüp tam olarak kapanamaz. Tıpta buna Nöral Tüp Defekti (NTD) adı verilir. Tüpün kapanmaması sonucunda omuriliğin bir kısmının dışarıda kalması durumu olan Spina Bifida veya beynin tam gelişememesi gibi hayati anomaliler ortaya çıkabilir. Bilimsel veriler, sadece düzenli folik asit kullanımının bu riskleri %70 oranında ortadan kaldırdığını kesin olarak kanıtlamıştır.

"Hamileliğin ilk 28 gününde gerçekleşen nöral tüp kapanması, anne henüz hamilelik testi yapmadan çok önce tamamlanmış bir süreçtir. Bu yüzden folik asit kullanımına gebelik planlandığı an başlanması hayati önem taşır."

Folat ve Folik Asit Arasındaki Kritik Fark

Toplumda sıkça birbirinin yerine kullanılsa da, folat ve folik asit biyokimyasal olarak tamamen aynı şeyler değildir. Folat, B9 vitamininin doğada, özellikle koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunan doğal formudur. Folik asit ise bu vitaminin laboratuvar ortamında üretilmiş sentetik formudur ve takviyelerde (haplarda) veya zenginleştirilmiş gıdalarda bulunur.

Vücudumuz sentetik folik asidi kullanabilmek için onu önce karaciğerde aktif formuna (metilfolat) dönüştürmek zorundadır. Ancak toplumdaki kadınların yaklaşık %30'unda MTHFR geni adı verilen bir gende mutasyon bulunur. Bu genetik varyasyona sahip kadınlar, sentetik folik asidi verimli bir şekilde dönüştüremezler. Bu sebeple güncel tıbbi yaklaşımlar, takviye seçerken doğrudan aktif forma sahip olan (üzerinde L-metilfolat veya aktif folat yazan) preparatların tercih edilmesini önermektedir. Bu sayede vücut, dönüşüm işlemiyle uğraşmadan vitamini doğrudan kullanabilir.

Sofranızdaki Doğal Depolar: Folat Açısından Zengin Besinler

Takviyeler ne kadar önemli olursa olsun, doğal yollarla besinlerden alınan folatın emilimi ve sağladığı diğer fito-besinler (antioksidanlar, lifler) vazgeçilmezdir. İşte doğanın bize sunduğu en zengin folat kaynakları:

Besin Kaynağı (Pişmiş/Çiğ) Porsiyon Miktarı Ortalama Folat Miktarı Günlük İhtiyacı Karşılama Oranı
Mercimek (Haşlanmış) 1 Su Bardağı (198 gr) 358 mcg %90
Kuşkonmaz (Haşlanmış) Yarım Su Bardağı (90 gr) 134 mcg %34
Ispanak (Çiğ) 2 Su Bardağı (60 gr) 116 mcg %29
Avokado (Çiğ) Yarım Avokado 82 mcg %21
Yumurta (Bütün) 1 Büyük Boy 22 mcg %6

* Yukarıdaki oranlar, gebe olmayan standart bir yetişkinin 400 mcg'lik günlük ihtiyacına göre hesaplanmıştır.

Günlük Folik Asit İhtiyacınızı Hesaplayın

Kullanmanız gereken miktar; hamilelik planlayıp planlamadığınıza, kaçıncı haftada olduğunuza ve tıbbi geçmişinize göre değişiklik gösterir. Aşağıdaki araçtan mevcut durumunuzu seçerek uzmanların önerdiği genel günlük doz miktarını görüntüleyebilirsiniz.

Dozaj Rehberi

Durumunuza Özel Tahmini Miktar

Besinlerdeki Folatı Korumanın Püf Noktaları

Ispanak veya brokoli tüketiyor olabilirsiniz; ancak bu sebzeleri hazırlama yönteminiz, içerdikleri B9 vitamininin ne kadarının size ulaşacağını doğrudan belirler. Folat, suda çözünen (suya geçen) ve yüksek ısıya karşı son derece dayanıksız bir vitamindir. Bu sebeple sebzeleri suda uzun süre kaynatmak, vitamini pişirme suyuna geçirir ve eğer o suyu tüketmezseniz folatın büyük bir kısmı lavaboya dökülmüş olur.

Sebzelerin içindeki vitamini korumak için en sağlıklı yöntem, buharda pişirme aparatları kullanmak veya az suda, kendi buharında çok kısa süre (rengi canlı yeşil kalacak kadar) sotelemektir. Mümkün olduğunca yeşillikleri çiğ tüketmek veya salata formunda yemek, vitaminin biyoyararlanımını en üst düzeye çıkarır.

Fazla Folik Asit Alımının Gizli Tehlikeleri Nelerdir?

Birçok anne adayı "Ne kadar çok alırsam bebeğim o kadar iyi gelişir" mantığıyla doktorun önerdiği dozun üzerine çıkma eğiliminde olabilir. Ancak tıpta her şeyin bir dozu vardır. Günlük olarak ihtiyaç duyulan miktarın çok üzerinde (örneğin kontrolsüz şekilde sürekli 1000 mcg ve üzeri) folik asit takviyesi almak faydadan çok zarar getirebilir.

Aşırı folik asit alımının bilinen en büyük tehlikesi, B12 vitamini eksikliğini maskelemesidir. B12 eksikliği de kansızlığa ve sinir sistemi hasarına yol açar. Kanda çok yüksek oranda folik asit bulunduğunda, tahlillerde B12 eksikliği gizlenebilir ve sinir hasarı fark edilmeden ilerleyebilir. Ayrıca son yıllarda yapılan bazı araştırmalar, kanda metabolize edilmemiş (sentezlenememiş) sentetik folik asit birikiminin, anne adayının bağışıklık sistemi üzerinde istenmeyen baskılamalar yaratabileceğini düşündürmektedir.

Bu sebeple asıl olan, takviyeye doktorunuzun önerdiği gebelik öncesi dönemde (ideal olarak 3 ay önceden) başlamak, 12. haftaya kadar sadece ihtiyacınız olan dozu kullanmak ve sonrasında doktorunuzun yönlendirmesiyle bu vitamini takviyelerden ziyade tabaklarınızdaki renkli gıdalardan almaya odaklanmaktır. Dengeli ve bilinçli bir süreç, bebeğinizin omurilik ve beyin gelişimini garanti altına alacak en sağlam temeldir.

Paylaş: